Üretkenlik Takıntısı: “Yorulsam Da Duramam” Sendromu
“Dinlenmek suçluluk yaratıyorsa, üretkenlik bir ihtiyaç değil savunmadır.”
Modern dünyada üretken olmak bir erdem, durmak ise neredeyse bir kusur gibi algılanıyor. Sürekli meşgul olmak, bir şeyler başarmak ve zamanı “verimli” kullanmak, kişinin değerini kanıtladığı alanlara dönüşüyor. Ancak bazı insanlar için üretkenlik bir tercih değil, durulamayan bir zorunluluktur. Yorgunluk hissedilse bile durmak mümkün olmaz; çünkü durmak, yalnızca bedeni değil, bastırılmış duyguları da harekete geçirir.
Üretkenlik Bir Kimliğe Dönüştüğünde
Üretkenlik takıntısı çoğu zaman “çalışkanlık” ya da “disiplin” adı altında fark edilmez. Oysa burada mesele üretmek değil, üretmeden var olamamaktır. Kişi kendini ancak bir şey yaptığında değerli hisseder.
Bu durumda şu içsel inançlar devreye girer:
- “Durursam geride kalırım.”
- “Boş kalırsam işe yaramaz hissederim.”
- “Değerim yaptıklarımla ölçülür.”
Üretkenlik, kişinin kimliğinin ana taşıyıcısı hâline gelir. Dinlenme ise keyif değil, suçluluk doğurur.
Durmanın Tehdidi: Yorgunluk Değil, Hissetmek
“Yorulsam da duramam” hâlinin altında çoğu zaman bedensel değil, duygusal bir kaçınma yatar. Durmak; düşünmeyi, hissetmeyi ve içe dönmeyi beraberinde getirir. Bu da bazı kişiler için fazla yoğun olabilir.
Boşlukta ortaya çıkabilecekler şunlardır:
- bastırılmış kaygı
- değersizlik hissi
- yalnızlık
- anlam sorgusu
- tükenmişlik farkındalığı
Bu yüzden kişi kendini sürekli meşgul eder. Üretkenlik, duygusal temasın ertelenme biçimine dönüşür.
Tükenmişlik Döngüsü ve Kontrol İhtiyacı
Üretkenlik takıntısı aynı zamanda güçlü bir kontrol ihtiyacıyla bağlantılıdır. Sürekli yapmak, planlamak ve ilerlemek; belirsizlik hissini azaltır. Ancak bu kontrol, bedeni ve zihni uzun vadede tüketir.
Bu döngüde:
- dinlenme ertelenir,
- sınırlar ihlal edilir,
- beden uyarı sinyalleri verir,
- kişi yine de devam eder.
Sonunda üretkenlik verimlilikten çıkar, tükenmişliğin zemini hâline gelir.
Sonuç: Durabilmek Bir Başarısızlık Değil, Temastır
Üretkenlik sağlıklıdır; ancak yalnızca dinlenmeye, durmaya ve hissetmeye de yer açtığında. Kişi değerini yalnızca yaptıklarından değil, varoluşundan aldığında üretkenlik zorunluluk olmaktan çıkar.
Durmak tembellik değildir.
Durmak, kendine temas etmektir.
Çünkü bazen gerçekten ilerleyebilmek için, önce durabilmek gerekir.

